.

DTP ve Kürd Dili

DTP'li bazı vekil kardeşlerimiz, TBMM"de Kürdçe konuşacaklarını beyan etmiştir. Meclis Başkanı Toptan da konuşamayacaklarını buyurmuş.



Bizim DTP'lilerin yıllardır Kürdçeyi doğal ve tabii konuşma, siyaset ve iletişim dili yapmaması zaten başlı başına bir sorun olarak önümüzde durmaktadır.

Eğer PKK'nın dili Kürdî olsaydı. Eğitimleri, haberleşmeleri, savunmalar (buna Öcalan da dâhildir) Kürdçe olmuş olsaydı, bugün farklı bir noktada olmuş olacaktık.

Kürdçe konuşmak için bir şeye tepki duymak, siyasi bir tavır içerisinde olmakla bağlantılı olmamalıdır. Kürdçe Kürdler açısından milli duyarlılıklarının başında gelen konu olmalı ve her alanda, zeminde onunla amel edilmelidir.

Kürdçe konuşacağız demek bir defa yakışıksız bir durumdur. Tabii olarak Kürdçe konuşmalı ve yazmalıydınız. Bu çizgi Türkiye'nin meclisine girer girmez hemen, tabii bir şekilde kendi dilleriyle konuşmalıydı. Bugüne kadar yapılmayan bu işin bundan sonra bir tepki vesilesi yapılması, hem Kürdlere hem de Kürdçeye haksızlıktır.

Tabii ki konuşun, hepiniz konuşun, hepimiz konuşalım. Mahkemelerde savunmalarınızı Kürdçe yapın, iletişim diliniz de Kürdçe olsun. Toptan ve benzerlerinin, Türk devletinin değişmeyen tavrını yansıtanları da ciddiye almayın ve bu konuyu pazarlık konusu da yapmayın.

En doğrusu herkesin kendi meclisinde kendi lisanıyla konuşmasıdır. Bu meclis bizim olmadığına göre, Kürdlerin kendi meclislerine sahip olması en tabii haklarıdır. Bunun için de çaba ve gayret lazımdır.

DTP, mevcut anlayışı ve siyasetiyle Kürdî ve Kürdistanî olanın önündeki engellerin başında gelmektedir. Kerhen ve zorlamalarla yapılan bazı hizmetler hariç tutulursa; Kürdleri Türklerle, Türkiye ile entegre etme, Türkiyelilik söylemi, Kürd millet gerçeğini, toprak gerçeğini es geçip, halkımızı Öcalan'a çağırması ve onun için seferber etmesi anlaşılır gibi değildir.

Oysa bir milletin esaretten kurtulması kendi toprağına, tarihine, lisanına sahip çıkmasıyla mümkündür. DTP'nin yaptığı ise Öcalan'a sayın demek için imza kampanyası, barış mitingleri, festivaller vs. Nadiren de Batman'da olduğu gibi Kürd idili için bir miting ve buna benzer jestler yapılmaktadır.

Kürd halkının talebi ve ihtiyacı olan şey ise toprağın, özgürlüğün ve lisanın merkeze alındığı bir mücadele anlayışıdır. Benim tepkim, DTP'li kardeşlerimizin TBMM'de Kürdçe konuşma taleplerine değil, bunu bir tepki vesilesi yapmaları ve doğal olarak yapmaları gereken şeyi yıllar sonra keşfetmiş olmalarıdır.

Mesela, DTP, milletvekili ve Belediye başkan adayları için Kürdçe okuma ve yazma ölçüsünü neden getirmez. Mevzuattan bahsedecekseniz, size diyeceğim şu; kuralların tümü yazılı değildir ve olmamalıdır.

DTP'ye tavsiyelerimizi zaman zaman dile getiriyoruz. Bir kere daha zikredelim ki; önümüzdeki yerel seçimleri de nazara alarak yeni bir başlangıç yapmalıdırlar. Bir kere tüm milletvekilleri ve Belediye başkanları görevde ve halk arasında Kürdçe konuşmayı prensip edinmelidir.

Kürdlerin milli bilincini, tarih bilincini yok etmeye matuf Türkiyelilik gibi saçma ve manasız söyleminden vazgeçilerek, Kürdistan gerçeğine vurgu yapılmalı ve bu söylem mücadelenin merkezine alınmalıdır.

NAVEROK